Aral Moral’ın Tavuri adlı kitabıyla ilgili “Aral Moral bir tavuri mi?” başlıklı yazıma dair bazı söylenenler, ek bir paragrafı zaruri kıldı:

Yazara yönelik “ahlaksız, dolandırıcı, pislik” sıfatlarının hiçbiri ne doğrudan ne dolaylı ne çok dolaylı kullanılmadı. Yazı, meramını kendi içinde anlattı diye düşünüyordum ama üslup denen şey başka bir şey haliyle. Tavuri “şeytan” demekse meşhur Tavuri’nin hayat hikayesini anlatma biçiminin yazarın seçtiği yöntemle olmasının yerindeliğine “başkalarının yazdığını toplayıp kitap yaparak şeytan lakaplı bir dolandırıcıyı anlatmak muazzam bir ironi!” şeklindeki ironi içeren övgüyü “karalama” olarak idrak edenlerin varlığı benim için gerçekten şaşırtıcı. Sosyal medyada yazıya ve bana yönelik eleştirileri bahse konu yazıdaki üslupla uyumlu bir şekilde ‘karşılamam’ın anlaşılmaması da “Aral Moral ve kitabına karşı cahilvari bir karalamacılık yaptığım” zannı ile uyumlu olması, şaşırtıcı bulduğum durumun kendi iç tutarlılığını netleştirmesi açısından bir nebze de olsa rahatlatıcı. Bir yazının ardından o yazıyı “açıklamak, izah etmek için” yeni bir yazı yazmak iyi bir şey değil lakin sanki yazıldı gibi… Üçüncüsünü Allah kısmet etmesin, nasip de olmasın inşallah! Ez cümle, doğrudan ve/veya imalı gol yemiş psikolojisi ile ‘karşı atağa geçip puan kazanma’ya yönelik hiçbir imaya 4 kelimeden fazla bir cevabım olmayacağını taahhüt etmem zaruret arz ediyor peşinen.

Aral Moral yazısına dair ilâve bir paragraf
%d blogcu bunu beğendi: