Bölünme mi, birleşme mi?

“Annan Planı, Kıbrıslıtürkleri böldü” değerlendirmesini TC Dışişleri Bakanlığı, UBP Genel Başkanı Eroğlu ve milliyetçi örgütler yapıyor. Deniyor ki, “toplum kamplara ayrıldı”. Halbuki Kıbrıslıtürkler hiç bu denli birleşmemişti. Ortodoks Kilisesi ile birlikte hareket ederek Kıbrıslıtürkleri bölmeye ne gerek var Allah aşkına?

Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği ile Milliyetçi Adalet Partisi, çözüm ve AB’ye destek vermek için 14 Ocak’ta yapılacak mitingin yasaklanması için “bölücülük yapıldığı” argümanına dayanarak açıklamalar yapıyor.

Bir yandan da “mitingte olay çıkacak”, “Ülkü Ocakları herkese ağzının payını verecek” söylentileri yayılıyor. Hatta bir grup, mitingin yapılacağı alanın 20 metre önünde çözüm ve AB karşıtı pankartlar açıp gün boyu oturuyor. Mesaj açık.

Kıbrıs’ta barış istemenin hainlik olduğu, Rumculuk ve satılmışlık olduğu günler geride kaldı oysa. Asıl Rumculuk Annan Planı’na hayır demek neredeyse. Çünkü Rum kesiminde tarihi bir ağırlığı olan Ortodoks Kilisesi’nin Annan Planı’na hayır lobisinin başını çektiğini bilmeyen yok.

Şimdi asıl olan çözüm ve AB üyeliğini istemek. Yükselen yurttaşlık bilinci, geleceğine yön verme istenci zirveye vurdu ve kamusal alanda hakim söyleme dönüştü. Bırakın örgütleri, bireysel düzeyde bile çok geniş bir uzlaşı var.

Annan Planı sayesinde, “pembe hayaller gören romantikler” diye tarif edilen barış yanlılarının ne dedikleri ete, kemiğe büründü. Barış, çok somut bir gerçeklik olarak belirdi. Yıllardır konuşulduğundan gerçekliği zedelenen barış, anlaşma kavramlarının içi doldu. Böylelikle barış isteyenlerin “romantik pembe hayaller” görmedikleri, aksine çok somut değişimlerden, faydalardan söz ettikleri ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Denktaş bile, “Bu planda Türk tarafı leyhine ne varsa, benim sayemde var” diyerek olayı sahiplendi.

Kıbrıslıtüklerin yakın tarihlerinde bu denli birlikte hareket ettikleri bir diğer örnek olay bulmak imkansız. Annan Planı sayesinde, Kıbrıslıtürkler, şimdiye dek gördükleri en iyi çözüm ve barış planı sayesinde geniş bir toplumsal mutabakat sağladı.

Ortodoks Kilisesi ile birlikte hareket ederek Kıbrıslıtürkleri bölmeye ne gerek var Allah aşkına?

%d blogcu bunu beğendi: