Yazmak yorar, yazamamak perişan eder.

Bir müddet kamu hizmetleri üzerine yazmak lazım.

Her devlet dairesinde hemen hemen her memurun önünde internet erişimli, network bağlantılı bir bilgisayar mevcut.

Kamu hizmetlerinden yakınmayan, şikayet etmeyen, sosyal medyada memurları topa tutmayan neredeyse bir elin parmaklarını geçmiyor.

Memura sinirlenip sövmek doğru değil.

Kamu hizmetlerindeki aksaklıklar ve nefret yaratacak düzeydeki saçmalıkların tek sorumlusu olarak memurları mimleyip dövmek bizi rahatlatabilir ama hiçbir şeyi çözmez.

Sorun yapısaldır. Gerçek örneklerden yola çıkarak, kamu hizmetinde yurttaşa  mutsuzluk ve eziyet üreten hizmetler üzerine düşünmek, anlamaya çalışmak güzel bir zihin faaliyeti olabilir. Hele bu zihinsel faaliyet en küçük bir değişimi tetiklerse, muhteşem olur…

Kamuda verimlilik, kamu reformu vaat etmeyen hükümet programı yok.

KKTC’de e-devlet altyapısı için 2002-2009 yılları arasında yapılan yatırımların, satın alınan bilgisayar, server, güvenlik duvarı yazılımı ve network kurulumları için harcanan paranın toplamı yaklaşık  10 Milyon Amerikan Doları.

Başbakanlık ve kaymakamlıklardan 10 Milyon Amerikan Doları gibi bir paranın harcandığı e-devlet hizmetlerinden yararlanmamız için ücretsiz Kişisel Güvenlik Kartı veriliyor. http://www.edevlet.gov.ct.tr/ adresine girip işlem yapılabiliyor.

117 “Alo E-Devlet Servisi” çağrı merkezini aradım. Telefon “Buyurun Kamu-Net” diye açıldı. Bir vatandaş olarak hangi işlemleri bu sistem üzerinden yapabileceğimi sordum.

İşte cevap:

  1. Trafik suçları ve cezalarınızı görebiliyorsunuz.
  2. Sosyal Sigorta yatırımlarınızı takip edebiliyorsunuz. Lakin bu Sosyal Sigortalar Dairesi’nin internet sitesinden kartsız da yapılabilen bir gözlem işlemi.
  3. Kamu çalışanıysanız bordronuzu görebiliyorsunuz.

Bu 10 Milyon Amerikan Doları harcanan altyapı e-devlet nitelik ve niceliğinden çok uzak olunca, Türkiye Cumhuriyeti KKTC e-devlet projesi için 2010 yılında 80 Milyon Amerikan Doları bir bütçe ayırdı.

Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanlığı, bir protokol yaparak bütçeyi Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı’na aktardı.

Hisseleri ilgili bakanlığın olan TÜRKSAT şirketi görevlendirildi. KKTC e-devlet projesini TÜRKSAT yürütecek, alımları yapacak, Kıbrıslıtürkler de uygulamalardan faydalanacaktır. Mantık bu.

BİR ÖRNEK
KKTC Vergi Dairesi, kamu kurumları arasında en konforlu ve en yeni binaya sahip. Birçok işlemde gerekli olan “vergi güvenlik belgesi” orada veriliyor.

BİR: Önce arşive gidip dilekçe veriyorsunuz. Size üzerinde kutucuklar olan bir form veriliyor ve hangilerini kontrol etmeniz gerektiği işaretleniyor.

İKİ: Arşivden çıkıp muhasebe bölümüne gidiyorsunuz. Bilgisayara kimlik numaranız, şirketseniz MŞ numaranız giriliyor. Ekrandan vergi durumunuzla ilgili sayfaya ulaşılıp yazıcıdan dökümü alınıp elinizdeki forma ekleniyor.

ÜÇ: Kira bölümüne gidiyorsunuz. Bilgisayara kimlik numaranız, şirketseniz MŞ numaranız giriliyor. Kira ve stopaj borcunuz olup olmadığı bilgisayardan kontrol ediliyor.

DÖRT: Hemen karşıdan 10.5 TL’lik damga pulu satan memurdan pulunuzu alıyorsunuz.

BEŞ: Bir üst kata çıkıp Şahıslar Bölümü’nde işleminizi hangi memurun yapacağını gösteren ve masaların ön tarafına yapıştırılan harflerin yer aldığı A4 boyutundaki kağıtlardan ilgili memuru buluyorsunuz. Bilgisayara kimlik numaranız, şirketseniz MŞ numaranız giriliyor. Durumunuz forma yazılıyor.

ALTI: O birimin şefine gidiyorsunuz, yan masadaki memurun doldurduğu yeri imzalıyor.

YEDİ: Şirketiniz varsa, Kurumlar Bölümü’ne geçiyorsunuz. Yine masaların ön tarafına yapıştırılan A4 kağıttaki harflerden ilgili memuru buluyorsunuz. Bilgisayara MŞ numaranız giriliyor. Formun ilgili kısmı dolduruluyor.

SEKİZ: Kurumlar Bölümü şefi memurun doldurduğu yeri imzalıyor.

DOKUZ: Sekreterliğe gidip evrakları ve pulu teslim ediyorsunuz. Yazınız yazılıyor.

ON: Evrağı vatandaşın imzalatması söz konusu olamayacağı belirtilerek bitişikteki yan odadaki amire yazınızı bir odacı götürüyor.

ONBİR: Amir yazıyı imzalıyor.

ONİKİ: Odacı imzalı yazıyı alıp sekreterliğe getiriyor.

ONÜÇ: Yazıyı sekreterlikten alıyorsunuz.

BİR SORU
Vergi Güvenlik Belgesi adlı iki satırlık vergi durumu yazı için yurttaş elindeki formla 9 odadaki 9 memur ve 1 odacı ile bire bir iletişim kurup yaklaşık 1.5 saat kadar bir mesai harcıyor.

İki cümlelik resmi bir yazı 9 farklı odadaki 9 memur ve bir kamu işçisi, toplam 10 kamu çalışanı tarafından veriliyor.

8 oda ve 8 memur arasındaki evrak dolaştırmak da vatandaşın görevi. Üstelik tüm bilgiler 10 Milyon Amerikan Doları bir para harcanan elektronik ortamda yer alıyor ve bilgisayar ekranından kamu görevlileri tarafından kontrol ediliyor.

Vatandaşın oturduğu yerden bu işlemleri kendi bilgisayarından yapabilmesini veya evrak talep eden kamu kurumunun bu bilgilere diğer dairenin sisteminden görebilmesini geçtim, tek odadaki tek memur tüm bilgileri kontrol etse ve bir yetkili de imzalayıp onaylamaz mı?

Onca server, bilgisayar, network, güvenlik yazılımı ve daha bir sürü para harcanan onca donanıma rağmen KKTC’de bu bile neden olamıyor?

SONUÇ
Milyonlarca dolar para harcanarak devlet dairlerinde işi olan vatandaşlar bizzat devlet tarafından birer messenger (odacı) olarak üstelik de angarya çalıştırılıyor.

Devlet, yurttaşa kamu hizmeti verirken elindeki kağıtlar ve formlarla kapı kapı dolaştırarak Anayasa’nın Çalışma Hakkı ve Ödevi” düzenleyen 49’uncu maddesini ihlal ediyor. 49’uncu maddenin 3’üncü fıkrası aynen şöyle:

“(3) Kimse zorla çalıştırılamaz.  Angarya yasaktır”.

E-devleti bir bilgisayarlaşma projesi olarak gören,  devlet aygıtının devrimsel dönüşümü olarak idrak etmeyen devlet aklının o kadar yatırıma rağmen vatandaşından angarya odacı hizmeti alması çok ironik. “Çok ironik” de Çoronik gibi oldu. Bir rastlantısal çağrışım olsa gerek bu benzerlik…

Haftaya bir başka devlet dairesi deneyimiyle devam ederiz, iyi tatiller…

Her yurttaş, angarya çalışan bir odacı!
%d blogcu bunu beğendi: