Kozmosun güzellikleri bizim olsun

Uzun uzun toplanıp çalışan hükümetimizin, yakında ülke geneline büyük mutluluk dalgaları oluşturacak kararlar üzerinde kafa yormakla meşgul olması çok güzel. Dört bir koldan yürütülen çalışmaların yoğunluğunu hissetmek, varsaymak, farz etmek ve gözlemlemek son derece heyecan verici.

Alınacak, alındıktan sonra açıklanacak, açıklandıktan sonra ivedilikle uygulanacak kararların neler olduğunu kesin bir şekilde tahmin edebiliyoruz. Başta siz olmak üzere, hepimiz çok iyi tahmin edebiliyoruz.

Hükümetimizin başlangıçta biraz bocalaması kabul edilebilir sınırlar içindeydi. Kurdele kesmeceler, TOMA kovalamacalar, başlangıç itibarı ile şaşırtıcı hamleler oldu. Acemilik dönemlerinde olabilecek yalpalamaları ciddiye almaya değmez, geçicidirler… Alıştıkça böyle açıklar, falsolar giderek azalır, çok statik bir moda geçilir.

Hep söylerim, iyi düşüneceksin ki iyi olsun. Kozmosun tüm iyilikleri, tüm güzellikleri çağırınca geliyor. Hatta bu işlerin kursları var ki ücretlidirler de. İsteyince oluyor, çağırınca geliyor. Yeter ki tüm gönlünüzle isteyin ve yeter ki tüm benliğinizle çağırın. Kararlılık, irade, samimiyet,  arzulu ve tutkulu olmak kozmosun tüm güzelliklerine sahip olmayı mümkün kılan yola girmek için çok iyi başlangıç noktalarını teşkil ediyor. Enteresandır, bu temel başlangıç noktaları siyasette başarılı olmak için de çok önemlidir.

Oldukça fazla örneği vardır memleketimizde kararlılıkla, güçlü bir iradeyle, samimiyetle,  yüksek arzu ve ateşli tutkularla çıkılan siyaset yolundaki büyük zaferlerin. Birkaçını saymakla yetinsem, yeterli olur değil mi?

Kerametli cep
Ülke sorunlarının tümünün çözüm formüllerinin cebinde olduğunu söyleyen bir büyüğümüzün, birkaç kez pes etmek durumunda kaldığı siyasetin basamaklarını hızla tırmanması ve en tepeye konmasını cebindeki akrebe borçlu olduğunu bilirsiniz.

O sihirli formüller hiç açıklanmadı ama cep sayesinde basamakların en tepesine çıkıldı.

O cep nasıl bir cepse, her kula kısmet olan türden olmadığı meclis kürsüsünden bankacılık kanunu ihlal edilerek tarihe not düşüldü hatırlarsınız.

Kraliçenin konuyla doğrudan ilgisi yok ama suretinin birkaç milyon kez alakalı olduğu bir vakıa.  Kraliçenin, kendi kendine birkaç farklı şekilde çoğalması enteresandır. Durduk yerde çoğalan birkaç milyon kraliçenin gücü, buz dağının görünen kısmıdır.

Kraliçenin efsunundan mıdır bilemem ama siyaseti şekillendirme hususunda akrepli cepte saklı formülün mü, büyük oyuncunun hep yanlış atlara oynamasının hezimetinin bakiyesinin mi daha etkili olduğu tartışma kaldırır. Bu hususu tartışacak pek biri de kalmadı zaten. Meselenin bu veçhesi apayrı bir çalışma konusu kendi başına.

Gerçi bu çalışmayı yapmayı düşünenlerin ellerini ayaklarını çabuk tutmalarında fayda olduğu çok açık; dış görünüm itibarıyla gitti gider çünkü. Büyük Çalkantı Teorisi hususunu henüz sizlerle paylaşmadığım için, sadece dış görünüşe atıfla yazdım Abbaslık vaziyetini. Geleceğin yeniden kurulması çalışmaları maksatları bakımından çok büyük ehemmiyet arz ediyor Büyük Çalkantı Teorisi. Temel dayanakları bizzat, şahsen ben kendim tarafından gözlemlenen bu yeni teori hakkında ilerleyen günlerde şok açıklamalar yapacağım kaçınılmaz olarak.

Üvey kardeş gommalığı
Memleketimizde kararlılıkla, güçlü bir iradeyle, samimiyetle,  yüksek arzu ve ateşli tutkularla çıkılan siyaset yolundaki büyük zaferlerin bir diğeri yine yakın zamanlara dair bir şaheserdir.

Hatırlayacaksınız ki Kıbrıs sorunumuz tam çözülme kıvamına gelmişti o günlerde. Karşılıklı iki ideolojik kardeş, neredeyse yan yana oturarak meseleyi çözmek için kolları sıvamışlardı ki cırt cırt sesler çıkmaya başlamıştı. Bir anda eski günlerin ruhu hortlamış, başkanlık sarayı surlarından çok acayip cırtlamalar yankılanmaya başlamıştı.

Kulak tırmalayan bu cırtlamalar, taraflar arasındaki gerilime katkı yapmakla kalmamış, daha beter etkiler ortaya çıkarmıştı. Kıbrıs sorunumuzun çözümüne adanmış ömürlerin, kurumların bezip bıkması, o hortlayan ruhun büyüsüne kapılması dehşetti, hem de çok acayip derecede.

Oysa ki kararlılık vardı, güçlü bir irade vardı, samimiyet üst düzeydeydi,  arzu düzeyi müthiş yüksek ve tutkular çok ateşliydi. Çıkılan siyaset yolundaki büyük zafer emeklilik oldu.

Şahsın kendileri, emekli olduklarını kabullenmekte büyük zorluklar yaşıyorlar. Sanırım mekândan ve makamdan ayrılışının travmasının etkisi henüz vancığın arka kısmına sığacak kadar aşılmadı. Başka faktörler de var gerçi ama bıyıklılar kızabilir diye, meselenin o tarafını görmezden geliyorum bile isteye.

İkide bir zıplayıp kafasını olmadık yerlere çarpıp, yara beresi iyileşene kadar uslu uslu köşesine çekilen bu büyüğümüzün de, gerçeklik duygusunu kazanması için hangi duaları okumanın yararlı olacağını bilmeyi inanın çok isterdim ama kalsın, lüzumu yok. Neyse ki kozmosun bütün güzellikleri bize doğru uçuşmaya başladı bile…

Son günlerde uzun uzun toplanıp çalışan hükümetimizin, yakında ülke geneline büyük mutluluk dalgaları oluşturacak kararlar üzerinde kafa yormakla meşgul olmasından feci şekilde memnunum. Dört bir koldan yürütülen çalışmaların yoğunluğunu hissetmek, varsaymak, farz etmek ve gözlemlemek bile son derece heyecan verici.

Alınacak, alındıktan sonra açıklanacak, açıklandıktan sonra ivedilikle uygulanacak kararların neler olduğunu kesin bir şekilde biliyorum.

Kararlılık, samimiyet, arzulu ve tutkulu bir şekilde hazırlanan seçim programlarının hemen ardından büyük bir coşkuya kaleme alınıp okunduktan sonra üfürülen, oylanıp kabul gören hükümet programının bizzat kendisi tıkır tıkır uygulanacak.

Kozmosun bütün güzellikleri bizim olacak, başka kimseye kalmayacak emin olun.

%d blogcu bunu beğendi: