Lefkoşa varsa, ben de varım!

Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığı’na namzetliğimi ilân hususundaki düşünce serüvenim son derece hızlı ilerliyor.

Sonuç değil süreç odaklı bir kişilik yapısında olmamdan mütevellit, düşünce serüvenimin tadını çıkarmaktayım. Harikulade tepkiler, muhteşem destekler almaktayım.

Gün geçtikçe meselenin ciddiyeti artmaktayken, keyfi de paralel bir süreç arz etmekte.

Bilhassa Lefkoşa için açıkladığım ilk 5 dev projenin yarattığı heyecan dalgası moralitem üzerinde enfes bir iz bıraktı.

Lefkoşa mı bu Lefkoşa, emin değilim...
Lefkoşa mı bu Lefkoşa, emin değilim…

Şimdi sırada “Lefkoşa İçin Temel Prensipler Işığında Vizyon ve Misyon” çalışması yapmakta. Bugün sizlerle “Yeni Lefkoşa Temel Yönetim İlkeleri”ni paylaşacağım.

Malumunuz, her adayın bir takım kitapçıklar, broşürler, internet siteleri hazırlaması, vaatlerde bulunması, proje geliştirmesi usuldendir.

Eğer bu projeler olmazsa, kitapçıklar, broşürler, internet siteleri boş kalacağından illa ki bazı metinler hazırlanmalıdır. Aksi durumda şekil şartı yerine gelmez, aday aday olduğunun idrakine varamaz. Dolayısıyla kıran kırana bir seçim yarışı söz konusu olmaz, yavan, tatsız tuzsuz bir propaganda dönemi yaşanır ki bu kimseyi mutlu etmez.

Yerinden Yönetim İlkesi
Çağdaş kent demokrasileri için Avrupa Birliği ve Dünya Yerel Yönetimler Birliği’nin vazgeçilmezi olan yerinden yönetim ilkesi, adaylığımı ilân etmem durumunda yol gösterici temel ilke olarak kayda geçecek ve tavizsiz uygulanacaktır.

Yerinden Yönetim İlkesi ışığında ilerleyeceğimiz yol sayesinde tez zamanda yeni bir Lefkoşa kuracağız.

İlkenin esası, belediyenin belediye binasından yönetilmesi. Parti merkez yönetim kurulları,  ilçe örgütleri veya parti meclisleri belediye yönetimiyle ilgili konularda karar alamayacak. Böylelikle LTB’yi, partizanlıktan ve partizan uygulamalarla hassasiyetlerden kurtaracağız.

Şeffaf Yönetim İlkesi
Belediye yönetimi ile ilgili kararlar mutlak suretle şeffaflık ilkesi ile alınacak. Şeffaflık ilkesi, oylamalarda eşitlik durumunda çekilecek kuranın şeffaf bir cam kavanoz kullanılmak suretiyle icra edilecektir.

Kesinlikle dolduruşa gelinip renkli veya işlemeleri kavanozlardan kura çekilmeyecektir.

Şeffaflık ilkesi gereği, başkanlık makamının duvarları yıkılacak, en incesinden büyük boy camlarla bölünecektir. Böylelikle başkanın makamında ne yapıp ettiği, kiminle görüştüğü gayet şeffaf bir şekilde görülebilecektir. Uygun bütçeli bir ses sistemi kurularak, başkan ve konuklarına takılacak yaka mikrofonları sayesinde kapalı devre yayın da yapılacaktır. Arzu eden Lefkoşalılar internet üzerinden konuşmaları ücretsiz olarak dinleyebilecektir.

Böylelikle hem görsel hem işitsel kusursuz bir şeffaflaşma çağı başlayacaktır. Mesai saatleri dışında başkanın yaka mikrofonunu taşıyabilmesi için encümen kararı talep edilecektir. Kesintisiz şeffaflık uygulanacaktır.

Hesap Verebilirlik İlkesi
Lefkoşalı, ödediği her kuruş verginin hesabını yapabilecektir. Ödediği vergi ve hizmet bedellerinin nereye harcandığı her an izlenebilecektir. Hesap verebilirlik ilkesi için iki temel esas tavizsiz bir şekilde gözetilecektir.

İlk olarak her Lefkoşalıya makul bir ücret karşılığında, Çin’den ithal yeni teknoloji minik hesap makinesi verilerek bedeli 12 taksit esasıyla su faturalarına yansıtılacaktır.

İkinci olarak her Lefkoşalı vergi ve hizmet bedelini öderken mutlaka kâğıt para kullanacak ve üzerine adını, soyadını ve kimlik numarasını tükenmez kalemle yazacaktır. Bu sayede LTB’ye verdiği her kuruşun nereye gittiğini kendi gözleriyle görüp izleyebilecektir.

Lefkoşalılar şüpheli durumlarda ALO 100 numarayı arayıp “paramı nereye harcadınız”, “paramın orada ne işi var” gibi sorular sorup ihbarda bulunabilecek, hesap sorabilecektir.

Katılımcılık İlkesi
Yeni Lefkoşa, katılımcılık ilkesi ile kurulacak. Kentsel yönetim kentlinin katılımıyla kenti yeniden kuracak.

Şöyle izah edeyim bu muhteşem ilkeyi:

Uzun süredir yüzü gülmeyen Lefkoşalının katıla katıla gülmek en doğal ve demokratik hakkıdır. Bu hak, itinayla gözetilecek ve geliştirilecektir.

Sibel Siber hanımefendinin de icraatlarının temeli olduğunu ilân ettiği “halkımızın yüzünün gülmesi” prensibi ile ikiz kardeş bir yerel versiyon uygulanacaktır.

Tüm belediye çalışanları ve icraatlarında en önemli şey, Lefkoşalının katıla katıla gülmesi olacaktır.

Gerek telefon ederek, gerek bizzat gelip bilgi isteyen, soru soran her Lefkoşalıya güldürücü, daha doğrusu katıla katıla güldürücü cevaplar verilmeye devam edilecektir.

Örneğin çöpü alınmadı diye öfkelenen Lefkoşalıya “çöp arabasının dingili kopuk”, “havamız kalmadı lastikler inik” gibi cevaplar verilecektir. Bu konuda düzenlenecek hizmet içi eğitim seminerleriyle tüm çalışanların belli bir düzeye getirilmesi konusunda üstün gayret gösterilecektir.

Lefkoşa var mı?
Şimdi gelelim esas soruya: Tamam “Lefkoşa varsa ben de varım” da gerçekten bir Lefkoşa var mı?

Demem o deme ki, Lefkoşa diye bir kent kaldı mı?

Yani belediye reisliğine aday olma düşüncem devam ediyor, işte tam da bu yüzden nihaî kararımı henüz veremedim!..

Eğer ortada bir Lefkoşa kalmadıysa, neyin başkanlığına aday olacağım?

Sanırım adaylığı düşünen diğer muhtemel rakip ve rakibelerim de aynı açmazı yaşıyor, derinden hissediyor, endişeleniyor, hatta paniğe kapılıp “deli miyim ben” sorusunu kendi kendilerine soruyorlardır.

İnşallah yalnız değilim!

Âmin!

%d blogcu bunu beğendi: