Mola

Belleğimde o hiç tüm benliğimle dahil olmadığım ve olamadığım spor faaliyetlerinden kalmıştır büyük ihtimal mola kelimesi.

Avuç açılıp parmaklar birleştirilerek yere paralel kaldırılan sol eldeki kader çizgisine 90 derecelik açıyla değidirelen sağ elin orta parmağı ile işaret edilen mola…

Spor müsabakalarının molası olur, soluklanılır, teknik adamlar taktik verir oyunculara; ağızlar suyla çalkalanır ve fazla içmemeye özen gösterilerek sahaya dönülür, maç devam eder…

Hayatın molası olabilir mi?

Hayatın devre arası olabilse, her gün biraz mola verilirdi belki…

Ama hayatın devre arası yok, çünkü herkesin hayatı zaten bir devre arası.

Az sonra çalacak bir düdükle kapanacak kocaman bir perde hayat…

Belki de ıslıkların gürültüsüyle duyulmayan hakem düdüğü az önce çalmıştır bile…

Rutinlerimizden, vazifelerimizden kaçıp kendimiz için nefes aldığımız minicik duraklar ve alanlar mıdır hayatın molası?

Sabah koşusu mudur?

Akşam yürüyüşü mü?

Belki de acemice gidilen balık avları…

Ya da yıldızlara bakakalma anları…

Tüm bunları hayatın kendisi değil midir aslında?

Hayatı sadece “iş hayatı” diye kabullenmeye zorlayan genel düşünce yapısının ezici ağırlığından kaynaklanıyor sabah koşusunu, akşam yürüyüşünü, yıldızlara kaçış anlarını hayatın dışında birşeymiş gibi algılamamızı dayatan.

Hayatı kuşatan ‘ekonomi’ ve ‘iş’, kuşatma sınırını geçip işgali başardığı an, hayatın insani tarafları birden yer bulamamaya başlar: Mola olurlar… Arızi durumlardır artık hayatımızda insani olan ne varsa…

Mola verdim demek, ‘kaçtım’ mı demek?

Mola verdim demek, ‘kabullendim’ mi demek?

Mola verdim demek, ‘yenildim’ mi demek?

Mola verdim demek, ‘yeni bir hayat’ mı demek?

Hayattan mola diye alınan izinler, kırılma anları; kırılma anları da radikal dönüşümler demek…

Bir kelebeğe de dönüşülebilir tırtıllıktan, tırtıllıktan bir lavralığa da…

Avuç açılıp parmaklar birleştirilerek yere paralel kaldırılan sol eldeki kader çizgisine 90 derecelik açıyla değidirelen sağ elin orta parmağı ile işaret edilen mola…

Kader çizgimize değen parmağa dikkat o zaman.

Ne olur, ne olmaz…

%d blogcu bunu beğendi: