Siber hükümet aşkı!

UBP Tumba sonrası geçiş hükümetinde CTP, TDP ve UG’nin oluşturduğu Siber Hükümeti ilk günden acayip sevdim. Siber hükümetimizde tanıdıklarım var.

Tarım, Turizm ve Eğitim Bakanlarını eski siyasi geçmişimden tanırım. Eksi TKP’li ardından BDH’lı olduğum zamanlardan siyaseten ve şahsen tanışırız.

Sibel Siber ile Twitter arkadaşlığım var, takipteyiz.

Zeren Mungan ile DPÖ’deki yıllarından, acar gazeteci olduğum dönemden tanışırız.

Diğer kabine üyeleri ile şahsi tanışıklığım yok.

İlk bakanlar kurulunda alınan kararla RHA’larla eve gidilmemesini akıl etmeleri, çok akıllıca.

Gittiklerinde makamları boş bulup üzülmeleri de çok içimi burktu.

Bir kadının 40 gün 40 gece için bile olsa başbakan olması Binbir Gece Masalları tadına…

Hele bu sevdiğim kabinenin işe Necati Şaşmaz’ın fahri turizm ve kültür elçiliğini iptalle başlamaları tadından yenmez.

Kabinede sosyalist ve devrimci olduğunu açıklayan bir bakanın yer alıyor olması da çok şeker. Kıbrıs sorunu konusundaki görüşleri nedeniyle 10 yıl önce kovulduğu odaya bakan olarak dönüşü muhteşem… Ercan VIP salonuna mescit talebini kesin bir dille reddetmesi acayip çarpıcı.

Başbakanın sokaklarda güler yüzlü insanların olduğu bir ülke yaratma vizyonuna bayıldım. Başbakanlığın çocukluk hayali olmasını açıklaması da çok tatlıydı.

Hele Siber Başbakanın Anadolu Ajansı’na verdiği ilk demeçteki şu ifadeler bana çok iyi geldi:
“Başbakan Siber, “Türkiye ile KKTC’nin, Türkiye’nin KKTC’yi tek tanıyan ülke olmasının dışında, tarihsel ve kültürel çok güçlü bağları olduğunu” ifade ederek, “ikili ilişkilerde zayıflama veya gerilemenin hiçbir hükümet döneminde olmadığını, olamayacağını” söyledi. Türkiye ile KKTC ilişkilerinin eskiden olduğu gibi güçlü bir şekilde devam edeceğini belirten Siber, bunun aksinin düşünülemeyeceğini vurguladı.”

İlişkilerde bir zayıflama veyahut gerileme olmayacağını, “Türkiye-KKTC ilişkilerinin eskiden olduğu gibi güçlü bir şekilde devam edeceğini” açıklaması istikrarın devamı açısından son derece güven telkin etti bana.

İstikrar istikrar diye diye devrilen İrsen Küçük’ün suçu neydi?

Yoksa tek suçu “ufak tefek” hataları mıydı?

Zaten ilk toplantıda çoğunu düzeltti yeni kabine bu “ufak tefek” hataların.

Aslolan istikrarsa, geriye kalan bütün teferruatlar birkaç toplantı sonra halledilir!

Söz konusu olan istikrarsa, Necati Şaşmaz, RHA’lar, VIP mescit teferruattır…

Bir sonraki toplantı ve hükümet programına kadar Siber coşkuya devam, sandığa selam!

(16 Haziran 2013)
%d blogcu bunu beğendi: