U dönüşü ve pervane felsefesi

Son birkaç aydır, hobi olarak hangi siyasi hangi partiden hangi partiye geçiş yaptı, hangi partiden kaç kez aday oldu haberlerini ilgiyle izlerken, kesip biriktireyim, güzel bir çalışma olur hevesiyle didindim.  PARTY TIME’a beş kala pes ettim; içinden çıkılacak gibi değil yâhu!

Başlanan iş yarım da bırakılmaz, haliyle işin felsefesine konsantre oldum. “En kıymetli bilgi, hayatın kendisinde gizli olandır” şiarıyla meseleye 6 farklı açıdan yaklaşmaya karar verdim.

Radyo Havadis’te yayınlanan PARTY TIME’da bir hurdacı, bir veteriner, bir trafik uzmanı ve bir iletişim doktoruna u dönüşü ve pervane felsefesi ile dolaylı sorular sordum.

İlk konuk canım arkadaşım Kayhan Tunalı. Kayhan Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletmesinde hurda toptancılığı ve ihracatı yapıyor.

Hurdasına rağbet yok!
Hurda pervane çok gelen bir malzeme mi? Hurda pervane gelişinde hangi dönemlerde artış yaşanıyor? Kayhan Tunalı bu sorulara mesleki tecrübesiyle çok net yanıtlar verdi. Hatta uluslararası borsalardaki hurda pervane fiyatlarıyla ilgili en güncel bilgileri verdi.

Kayhan Tunalı’nın verdiği bilgiye göre KKTC’de hurda pervane, en çok seçim dönemleri öncesi ile seçimlerin hemen ardından yoğunlaşıyor. Demir ve tunç pervaneler en sık rastlananlar. Arkadaşım, hurdaya düşen bazı malzemelerin meraklıları varken, hurda pervane ile yakından ilgilenip takip eden herhangi bir müşterisi olmadığını söyledi.

Tedavisi zor!
Ardından Veteriner Hekim Güneş Sarıkamış’ı konuk aldık. Geçenlerde bir belgeselde, hayvanlar aleminde kendi ekseninde dönmenin bir hastalık olduğu ve ender rastlandığını izlemiştim. Detaylarını sordum. Hastalık tam olaran “obsesif kompulsif bozukluk – saplantı veya zorlantı bozukluğu” adıyla geçiyor literatürde. Beyin veya beyincikte, omurilikte meydana gelen arızadan kaynaklanıyor ve tedavisinde ağır antidepresan ilaçlar kullanılıyormuş.

Cezası 25 puan
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı’ya trafikte u dönüşü ve hatalı diğer hatalı dönüşlerin kaza istatistiklerindeki yerini sordum. Avcı, hatalı şerit değiştirmeler ve ani u dönüşlerinin kazalarda önemli bir payı olduğunu ve “tehlikeli sürüş” kategorisinde değerlendirildiğini söyledi.

Avcı, hatalı dönüşlerin 25 ceza puanı ile 110 TL para cezasına çarptırıldığını ifade etti.

9 kategorisi var
İletişimci Dr. Gürdal Hüdaoğlu meseleyi kategorik olarak tahlil etti. Kategorileri şöyle özetleyim:

  1. Partisi değişip kendi değişmeyenler.
  2. Partisi değişmediği için parti değişmek durumunda kalanlar.
  3. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir düşüncesiyle sürekli parti değişenler.
  4. İstikrarı, hayal gücü olmadığı için tek sığınak sananlar (O. Wilde’ın lafı imiş)
  5. Gücü sevdiği için parti değişenler.
  6. Tedbili mekanda ferahlık vardır düşüncesiyle parti değişenler.
  7. İşin rengi değiştiği için parti değişenler.
  8. Külahları değiştiği için partiyi de değişenler.

Gürdal Hüdaoğlu bir atasözü ile konuyu bağladı: Dert bitmez, değişir!

Hocamla özel muhabbetimizin detaylarını yazmayacağım; tümüyle kişisel!

Desdeban Ulaş
Ulaş Barış, Boğaz’ın desdebanı olarak bilinir. Tüm arazideki gavcar, mantar, yumurtaotu, ağrelli, gafgarık ondan sorulur. (Lafın doğrusunun desteban olduğunu bilmekteyim, lakin korsan slogan nedeniyle kullanmıyorum. Aşağıda açıklayacağım!)

Ulaş ya mangal başında, ya Twitter’de, ya Facebook’ta ya meze hazırlığı için mutfakta, ya rutin bir eylemde ya da yabani ot toplamak maksadıyla çoluk çocuğuyla birlikte ovadadır.

Tepelik bir arazide, tepenin etrafında dönmeden ot toplamanın bir yolu var mıydı?

Ulaş uzun konuştu: Yok!

Radyo Havadis’teki PARTY TIME 4 gün olmasına rağmen hala internet üzerinden yayınlanmadığından, Ulaş arabaya girip klimaları çalıştırarak epey bir beklemiş. Benzin parasını benden tahsil edeceğini açıkladı canlı yayında. Kayhan ile konuşup, kendisine bir pervane ayarlayacağım; ödeme nakdi değil ayni olacak!

Ulaş’a tam bay bay dedim ki, “Bir tayka be Ali” dedi. Eyvah dedim şimdi yandık.

“Kıbrıs’ta barış engellenemez” diye bastı sloganı. Kahkahadan ikimiz de koptuk haliyle…

Ayyûk’ül metod!
Ehemmiyetsiz İşler Enstitüsü CEO’su Vatan Mehmet beyefendi ile irtibata geçtik canlı canlı. Enstitü an itibarı ile geniş bir kadro ile Ayyûkka çıkmanın topaç usulü üzerinde bilimsel çalışmalar yapıyormuş. Öğrendik. Umutsuzum lakin kibarca dinledim. Araştırma bana saçma geldi ancak belli etmedim. Öünkü akıntıya kürek çekmek gibi bir şey siyasetçiler topaç gibi dönerken dönmeden Ayyûkka çıkmak mümkün değil!  Canlı yayında söylemedim ki hevesleri kırılmasın. Nihayetinde “Ehemmiyetsiz İşler Enstitüsü” de memletin güzide bir kurumu. Sahip çıkalım!

Diğer düzlemdeki yaklaşımlar
Ardından TDP’den milletvekili adayı olmayacağını yazdıktan 4 gün sonra TDP’den milletvekili adayı olan Dr. Nazım Beratlı ile canlı irtibat kurduk. VIP bir konuk olduğundan az soru sordum: “DP, CTP, TDP?”

Nazım Beratlı Mehmet Çakıcı’nın kendini ikna edemediğini ancak köy örgütlerinin baskısına dayanamayıp TDP’den adaylığı kabul ettiğini açıkladı.

CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy PARTY TIME konseptine ters davrandı ancak yalnız değildi. Toparlanıyoruz Hareketi Lideri Doç. Dr. Kudret Özersay da konsepte ters davrandı. Her ikisi de siyaseti epey bir ciddiye alıyorlar.

Akansoy canlı yayında bir itirafta bulundu: CTP Kıbrıs sorununu çok ön planda tuttu ve ekonomiyi hep geri plana attı. Yaklaşımın bu sefer böyle olmayacağını açıkladı. Şaşırdım. Hem sosyalist bir parti olacaksın, hem sosyalist ideolojinin dünyayı ve hayatı açıklamadaki temel zemini olan ekonomik yapıyı yıllarca geri plana atacaksın. Sordum: “Bu acı bir durum değil mi” diye. Açık yüreklilikle “hem acı hem gerçek” dedi Akansoy. Biber mantık bilimi gibi: Gerçek acıdır, biber de acıdır, o zaman gerçek biberdir! Bakalım bu gerçek kimin ağzını yakacak mı?

Doç. Dr. Özersay siyasetteki yozlaşma açısından yaklaştı u dönüşlerine. Epey bir süre dinledim. Tartışmak istemedim çünkü biliyorum ki Toparlanıyoruz Hareketi Toplum Sözleşmesi’ne sıkı sıkıya bağlı. Anlayış gösterdim.

Dr. Cemal Mert ile korsan dakikalarda irtibata geçtik. Program süresini 7 dakika aştık. “Sivil toplum alanının toplumsal dönüşüm için siyasetten daha önemli olduğu kabul ettiğim için CTP’den aday olmadım” dedi. Muzip bir Tweeti geldi aklıma. Hemen hemen şöyle idi: “Siyasete girenlerin boyu, girmeyenlerin dili uzadı”. O zaman sormuştum “Uzayan dilleri kesecek misin doktorum” diye. Programda sormadım haliyle aynı soruyu; gerek kalmamıştı çünkü.

Özdemir Tokel de PARTY TIME’da yürüttüğü 6 UBP seçim kampanyasından sonra ilk kez bir başka partiye çalışacağını DP-UG’nin seçim propagandasını yürüteceğini açıkladı. Detay vermeyeceğim bu hususta.

%d blogcu bunu beğendi: