Filtreyi bırak kabloya gel!

An gelir güler geçersin, an gelir öfkeden deli olursun, an gelir ne diyeceğini bilmezsin. En tuhafı sonuncusu.

PARTY TIME’da Ali Çetin Amcaoğlu’na ilk milletvekilliği adaylığı kararını ailesine nerede açıkladığını hatırlayıp hatırlamadığını sordum, yanıttan KIB-TEK’in özelleştirilmesi, hatta Teknecik Elektrik Santrali’nin doğrudan kapatılması çıktı. Nasıl ama?

İsterseniz anlatayım.

UBP Lefkoşa Milletvekili Ali Çetin Amcaoğlu, milletvekili adayı olma kararını ailesine Çatalköy’ü geçince Teknecik Elektrik Santrali’nin ilerisindeki bir piknik alanında açıklamış zamanında. Mangal başında paylaştığı bu kararına ailesinden büyük destek almış. Programın formatı ve kişiliğim ağır ciddiyete uygun olmadığından meselenin siyasi boyutundan hemen kaçtım: Aman sakın ailenizi öyle yerlere götürmeyin. “Teknecik bacasında filtre yok ve ölçümlerde tehlikeli düzeyde sülfirik asit kalıntısı bulundu civarda” dedim. Dost canlısı bir ikazdı sadece. Yeniden seçilirse Teknecik’in bacasına filtre takılmasını gündeme getirip getirmeyeceğini sordum ardından. Sıkı durun. Düşük bakanlardan UBP Milletvekili Amcaoğlu’nun yanıt şöyle oldu:

“Bu haliyle santralin ortadan kaldırılması gerekiyor. Filtre takılmamalı, santral kapatılmalı.”

Neden kapatalım ki sorusuna Ali Çetin Amcaoğlu’ndan felek şaşırtan cevap anında geldi:

“Santral oldukça eski. Türkiye’den kablo ile gelecek olan elektrik yeter. Hem daha ucuza mal olacak. Tüketici rahatlayacak.”

Çalışanlar ne olacak diye sordum, “Özelleştirme Yasası yaptık o iş tamamdır” cevabını aldım. Haddimi öğrendim ne diyeceğimi bilemedim.

Amcaoğlu’nun fikrini Twitter’den paylaştım ve süper bir cevap geldi:

“Türkiye’den ucuz mezar getirsek, girer mi?”.

Ben susutum!

Bosna’da olsa ne olurdu?
PARTY TIME’da tarihçi, uluslararası ilişkiler uzmanı Yrd. Doç. Dr. Murat Tüzünkan da VIP davetliydi. Partiye katıldı.

Tüzünkan 1994’te Bosna seçimlerine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcisi olarak katılmıştı. Bosna’daki seçim gözlemlerini sordum.

“O dönem seçmenler 16 farklı kimlik belgesi ile oy kullanabiliyordu ve gözlemciler sandıklarda önemli kararları verme yetkisine sahipti” dedi.

Necati Şaşmaz’ın ikamet adresinin düşük bir bakan olan UBP Milletvekili’nin kliniği olduğunun ortaya çıktığını hatırlattım. Eğer bu olay Bosna’da olsa, Tüzünkan bunu bilse ve Şaşmaz onun gözlemci olduğu sandığa oy kullanmak için gelseydi, oy kullandırtır mıydı? Soru buydu. Yanıt enfes:

“Kesinlikle hayır. Bu durumda olan birinin oy kullanmasına izin vermezdim. Çünkü vatandaşlık, misafirliğe giderken götürülen baklava değil”.

Baklavayı severim, yurttaş Şaşamaz’ı sevmem!

Transferi yasaklarım derken transfere maruz kalmak
PARTY TIME’ın bir diğer VIP davetlisi TDP Mağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli idi. Angolemli’ye yeni dönemde meclise girerse ilk yapacağı işin ne olduğunu sordum. “Milletvekili tranferinin yasaklanması için gerekli düzenlemeler önceliğimdir” dediği an…. Dit dit dit: Nazım Beratlı TDP’den milletvekili adayı olduğunu açıkladı!

Hade bakalım!

Angolemli’ye müjdeyi verdim anında…

“Yok o transfer sayılmaz. Aday olarak seçmenin karşısına çıkacak, seçildikten sonra parti değişmedi ki” dedi.

Kibarca sustum.

Android ve iOS
Düşük Sağlık Bakanı Ertuğrul Hasipoğlu da PARTY TIME’da idi.

İlk milletvekili adaylık kararını verdiği anı sordum, hatırlamadı. Ama sonuçları UBP MAğusa İlçe Binası’nda öğrendiğini söyledi.

Konu teknolojiye gelinde “androif mi iOS mu tercihiniz” diye ağzımdan kaçtı.

Hasipoğlu, “Benim iki şahsi cep telefonum var, onları kullanıyorum” dedi. Tuşlu mu dedim “şahsi” dedi.

Soru yanlıştı elbette!

Birikim Özgür ve Ulaş Gökçe de VIP davetliydi PARTY TIME’a. Onlara sorsam ne adroid ne iOS bileceklerdi. Başka güzel şeyler konuştuk.

%d blogcu bunu beğendi: